23 Mart 2010 Salı

soru cevap

birer notayla bağlandık birbirimize
bemol ve diyez kavgalarımızı
dile getirdik öldüresiye,
ve soruyorum
odanın duvarlarını kaç ses süslüyor şimdi?

gelip geçmesin istemek olağan
oysa zaman statik, evren hareketliydi
bir tablo
düş'ün
içerisindeyiz, görebildik mi
evrenin renklerle kurgulanmış denklemini?

izin tenden geçişi kadar kısa
hissetmeyecek kadar
vurdumduymazdık
ve soruyorum
açtığımız yara uçurumları aşıp nasıl bütünleşebilirdi?

yitirecektik elbet bizim olmayanı
birbirimizi
geriye renkler kaldı
sesler
inbred davranışlar
evren
ve soruyorum
hala benim şarkılarımı dinlemiyor musun?
ve soruyorum
her dinlediğinde,
her notasında beni anmıyor musun?

ve soruyorum
sırf suçsuzluğumu yüzüne vurduğum için
hala beni suçlamıyor musun?




diye gidiyordu ama cevaplar kısmını atarak kestik, kimse ezberlemediyse bir sorun yok ve artık dağılabilirsiniz.

7 Mart 2010 Pazar

"konuş"

Helga Henschen'in Olof Palme'ye ağıtı.

speak
you who still have lips
speak
speak to the neighbors in the hallway
speak to people in the street
and in the subway

those, who still have ears
will hear

write words on paper
on walls and on banners
carry the words through the city
high above your heads
so everyone can see
distribute leaflets
about freedom resistance peace
solidarity and human dignity

let the words fly like swallows
to faraway lands
guided by the stars
like doves of hope
to our sisters and brothers
in the prisons of the world
those who could not be silent

speak
you who still have lips

words can become suns
words can become rivers
words can open gates
and build bridges
words can overthrow tyrants
if enough of us
arm ourselves with words

speak speak
it is our duty
to those who spoke
while they still
had lips

18 Şubat 2010 Perşembe

bla bla bla



ekşisözlük 11 yaşında zirvesi çiş sırasında bekleyiş sırasında çekilmiş bir foto. sağdaki kardeşim fırat'tır, severim pek.
peki gecenin ilerleyen saatlerinde çekilenler? valla çektirdik mi, çektirdiysek nerede, kim çekti, zirve sonrası ünlenen kızıl saçlı hatunun (nicki neydi lan) üzerime bulaştırdığı pastanın izleri de objektiflere yansıdı mı hiçbir fikrim yok.
sözün özü, eğlendim.
her ne kadar önceki gece çok yorulmuş olmama, hastalığıma, teptiğim yola ve 3 saatlik uykuya rağmen, ne kadar eğlenilebilirse o kadar.
dans pistinde pek iç açıcı performans göstermediğimi biliyorum, e haliyle hasta ve yorgun bu kadar olur. ederiz tekrar başka zaman.
şimdi dinlenme zamanı. iyileşene kadar. çok yordum bu 6 gün kendimi. toparlanana kadar servis dışıyım. yazmak istediğim şeyler var ama bu gece sanmıyorum.
öperim, ve kaçarım.
hep yaptığım gibi.
hoşçakalın.

30 Aralık 2009 Çarşamba

an

ne kaldı sanıyorsun ardında
notalardan örülmüş bir evin sırt verdiğimiz duvarı
yastığımda unuttuğun saçının bir teli
veya küçük bir yazı bir kenara karalanmış

telvesinde rüzgar çıkmış birer sıcak kahve kokusu
teninin tadı, rengi, saçının rüzgarıyla dağılmış
baş döndüren bir "sen" kokusu
kalbimin eksik ritmi
şarkıların ritmine uymuş göz buğusu
bir avuç dolusu tuzu terinin
gecenin sabaha bakan penceresinde uykuya dalmış iki kadeh
bir kadehten içilmiş aşkın tortusu

zamansızlığı anlattım sana
konuştuk saatleri sadece saatlerin ölçtüğünü
gidişlerin bir an,
izlerin bir zaman sürdüğünü
omzumdaki saatin evrenle uyumsuzluğu
bir an durdu
bir zaman dokundu
çürüdü, köreldi, örüldü, öldürüldü
ve gitti
üst üste uzanmış izmaritlerin ter kokusu
birer içimlik sigaraydık
çektik dudaklarımızdan soluduk birbirimizi
küçük bir ihtiyaçtı giderdik
paylaştık sırılsıklam bir zehri
yaşadık
ve bitti.

27 Aralık 2009 Pazar

au revoir.

bu durum davranışla ilgili değil, bir sebeple veya bir sonuçla doğan bir durum değil. hatta kelimelerle ifade edilebilen, anlatılabilen bir durum da değil.
bu nedenle yaratıcılığı tetikliyor belki de,
çünkü anlatılamayacağını bildiğin halde, en iyi dizilimlerle ifade etmek istiyorsun.
ama bu durum bir ifadeler bütünü de değil.

bir sebebin ve bir sonucun ürünü olmadığı için sonucu önemsenmeyecek kadar anın dışında hatta sonuçsuz çünkü stabil olduğu da söylenemeyecek kadar dengesiz.

dengesiz her anım için teşekkürler.

hoşçakal.

22 Aralık 2009 Salı

buraya bir başlık

ve buraya ard arda dizili harfler.
ne kadar, ne anlatabilir?
ve müzik
ne kadar harf taşıyor?

"kelimelerle, davranışlarla, bakışlarla eğer ki bir düş kuracaksam, kurmuşsam, yaşayacaksam, yaşıyorsam, tüm kalbimle yemin edebilirim ki senden başkası yok!
...
diğer tüm kadınlar benim için birer an
ve ben seni olabildiğince uzun zamana yayıyorum, günlere, haftalara, aylara..."
luckies and bonbons