vardı böyle bir şarkı diyerek, günaydın..
bıraktım şimdi playlisti bir kenara
sustum, durdum, bir sigara yaktım ve evet
seni dinliyorum.
acaba,
kaç uyananın aklına geleceğim bu sabah
küfür dolu bir samimiyetle
veya hoş bir gülümsemeyle, belki, bir ihtimal
ve sen
kaç bedduanın bedelisin
böylesi bir uzaklık
bir tuzak kokusu
yenilgi korkusu
kaç bedduaya bedelsin ki günahlarıma yanayım
bıraktım şimdi her şeyi bir kenara,
sustum,
durdum,
bir sigara yaktım ve evet,
seni dinliyorum.
ben biraz uyku bekleyeceğim,
sen uyu siddhartha.
gönül gözüm kapalı
bilerek sana yazılıyorum
a penceresi aralı
her yerine bayılıyorum
yavrum baban nereli
nereden bu kaşın gözün temeli
sana neler demeli
ay seni çıtır çıtır yemeli
anam babam aman, kaçın kurası bu
ne baş belası bu, gönül kirası
anam babam aman, kaçın kurası bu
ne baş belası bu, gönül kirası ah...
aman bize nasip olur inşallah
boyuna da posuna da bin maşallah
senden gelecek cefalara, nazlara,
sözlere, sazlara eyvallah.
ben "eyvallah" demem
bilesin.
30 Ağustos 2009 Pazar
28 Ağustos 2009 Cuma
sinatra bazen hiç çekilmiyorsun
biraz daha kal
-ma git beni daha fazla yormadan
sevgiye tok, sevmeye açım
kusmak istiyorum
git
saçlarım kısa artık
git
günlerden perşembe
bugün yağmur yağmadı git
bugün burnum kanamadı
kahveyi döktüm bir yudum alıp
git
alışkanlıktan düğmesine bastım makinenin
istemiyorum
git
seni ilk tanıdığımda daha gençtin
ben daha gençtim,
teninde bıraktığım izler yıllanmış
tenimde bıraktığın izler geçmiş, git
geçmiş kimin umurunda
mesela mendirek'te beraber bira içtiğimiz günü hatırlıyor musun
ben artık bira içmiyorum
git
bugün seni sevmiyorum
yarın tekrar severim, git
kim ne derse desin
ne dersem diyeyim
duyma
git
seni seversem seni öldürürüm
ölümden korkun varsa
git
sen de sus sinatra bazen hiç çekilmiyorsun
-ma git beni daha fazla yormadan
sevgiye tok, sevmeye açım
kusmak istiyorum
git
saçlarım kısa artık
git
günlerden perşembe
bugün yağmur yağmadı git
bugün burnum kanamadı
kahveyi döktüm bir yudum alıp
git
alışkanlıktan düğmesine bastım makinenin
istemiyorum
git
seni ilk tanıdığımda daha gençtin
ben daha gençtim,
teninde bıraktığım izler yıllanmış
tenimde bıraktığın izler geçmiş, git
geçmiş kimin umurunda
mesela mendirek'te beraber bira içtiğimiz günü hatırlıyor musun
ben artık bira içmiyorum
git
bugün seni sevmiyorum
yarın tekrar severim, git
kim ne derse desin
ne dersem diyeyim
duyma
git
seni seversem seni öldürürüm
ölümden korkun varsa
git
sen de sus sinatra bazen hiç çekilmiyorsun
2 Temmuz 2009 Perşembe
ss
sarılıp
kulağına rüzgar üflesem diyorum
yelkeni uzaklaştırsam, kaçsak
kirli adımlarımı bırakarak bu kara parçasından
bir süre uzaklaşsak.
sen tutun rüzgarıma
ben seni tutuyorum.
gözlerini kapatma uçarken
seni...
ne desem bilmiyorum.
kulağına rüzgar üflesem diyorum
yelkeni uzaklaştırsam, kaçsak
kirli adımlarımı bırakarak bu kara parçasından
bir süre uzaklaşsak.
sen tutun rüzgarıma
ben seni tutuyorum.
gözlerini kapatma uçarken
seni...
ne desem bilmiyorum.
26 Haziran 2009 Cuma
michael jackson
commodore 64
amiga
freddy
kasetler
joystick
dertsiz tasasız asalak ve mutlu çocukluk
böyle pembe bir dünyaya şarkı söyleyen adamdı.
o dünya çok geride kalmıştı ama sesi kısılmamıştı.
en çok o sesin kısıldığına üzüldüm.
çok şey ifade ediyordu.
gerçekten çok sevmişiz, sevdik bu adamı.
öyle az buz da değil,
doğduk, tanıdık, dinledik, sevdik.
çocuk aklımızla.
ölümüyle, çocuğa çevirdi bizi.
amiga
freddy
kasetler
joystick
dertsiz tasasız asalak ve mutlu çocukluk
böyle pembe bir dünyaya şarkı söyleyen adamdı.
o dünya çok geride kalmıştı ama sesi kısılmamıştı.
en çok o sesin kısıldığına üzüldüm.
çok şey ifade ediyordu.
gerçekten çok sevmişiz, sevdik bu adamı.
öyle az buz da değil,
doğduk, tanıdık, dinledik, sevdik.
çocuk aklımızla.
ölümüyle, çocuğa çevirdi bizi.
14 Haziran 2009 Pazar
et parçası
et reyonunda
camekanlardan yansıyıp birbirini süzen
huzursuz ve bitkin
yanyana gelmiş iki et parçası sadece
kanayan iki ten
belli ki önceden sevgiliydiler
kimin umurunda öncesi
üstlerinde güneş, altlarında çimen
ne zamana takılıydılar
ne etraflarında olup bitene
ne aralarına girecek bıçağa
ne de bıçağı tutacak ellere
çimenlere uzanıp sadece düş-
sadece çimenlere uzanıyorlardı
ve hava karardığında sevişiyorlardı
düşünmeksizin
kimsenin anlamayacağı bir dilde konuşuyorlardı kendi aralarında
hepsi bu kadardı
daha ne olsun?
yaşıyorlardı
sonra?
bir camekanın arkasındayız
boş gözlerle şehre
bir anlam arar gibi birbirimize bakıyoruz
konuşacak çok az şey var
dilimizi herkes anlıyor artık
susuyoruz
ikimiz yine birlikteyiz
ikimiz de yalnızız
en yalın, en basit anlatımla
sadece iki et parçasıyız
sadece öldürülmüşüz
öldürmüşüz
henüz kokmamış cesetlerimiz
sokağın başında bekleyen taksiye
sadece birimizin bineceğini biliyoruz
diğerimize de bu güzel gecede yürümek düşüyor
hem nasıl olsa evim yakın
yarın
veya bir sonraki gün
ısıtıp, henüz sıcakken yenileceğiz
tekrar yenileceğiz
kanalizasyonda görüşmek üzere
hoşçakal.
9-10-11-14/06/09
camekanlardan yansıyıp birbirini süzen
huzursuz ve bitkin
yanyana gelmiş iki et parçası sadece
kanayan iki ten
belli ki önceden sevgiliydiler
kimin umurunda öncesi
üstlerinde güneş, altlarında çimen
ne zamana takılıydılar
ne etraflarında olup bitene
ne aralarına girecek bıçağa
ne de bıçağı tutacak ellere
çimenlere uzanıp sadece düş-
sadece çimenlere uzanıyorlardı
ve hava karardığında sevişiyorlardı
düşünmeksizin
kimsenin anlamayacağı bir dilde konuşuyorlardı kendi aralarında
hepsi bu kadardı
daha ne olsun?
yaşıyorlardı
sonra?
bir camekanın arkasındayız
boş gözlerle şehre
bir anlam arar gibi birbirimize bakıyoruz
konuşacak çok az şey var
dilimizi herkes anlıyor artık
susuyoruz
ikimiz yine birlikteyiz
ikimiz de yalnızız
en yalın, en basit anlatımla
sadece iki et parçasıyız
sadece öldürülmüşüz
öldürmüşüz
henüz kokmamış cesetlerimiz
sokağın başında bekleyen taksiye
sadece birimizin bineceğini biliyoruz
diğerimize de bu güzel gecede yürümek düşüyor
hem nasıl olsa evim yakın
yarın
veya bir sonraki gün
ısıtıp, henüz sıcakken yenileceğiz
tekrar yenileceğiz
kanalizasyonda görüşmek üzere
hoşçakal.
9-10-11-14/06/09
13 Haziran 2009 Cumartesi
...
evli bir kadınla ilişkinin avantajlarını sıralamak gerekirse
sorunsuz
mutlu
aktif
dertsiz tasasız
uyum da yakalanmışsa, armonik.
yani güzel
dezavantajı ise her istediğinizde görüşemezsiniz ki bu da normal.
ama mesele bu değil,
kadın evli, ne için veya nasıl evlenmiş olursa olsun evli.
yani bir başkasının eşi.
midem kaldırmadı, öğrendiğim an iğrendim. incindim, çok farklı düşünmüştüm. ama bir başkasının eşiyle bunu bile bile görüşmek.
o kadar da yozlaşmadım henüz.
evet, hayatın gerçeği bu böyle bık bık bık, farketmez.
sen bırakırsan başkasıyla yapacak bık bık bık, farketmez.
ohoo bulmuşsun, iyiymiş işte, mal mısın bık bık bık, umursamam.
o kadar da değil lan, o kadar da değil be.
o kadar da iğrençleşmedik daha.
sorunsuz
mutlu
aktif
dertsiz tasasız
uyum da yakalanmışsa, armonik.
yani güzel
dezavantajı ise her istediğinizde görüşemezsiniz ki bu da normal.
ama mesele bu değil,
kadın evli, ne için veya nasıl evlenmiş olursa olsun evli.
yani bir başkasının eşi.
midem kaldırmadı, öğrendiğim an iğrendim. incindim, çok farklı düşünmüştüm. ama bir başkasının eşiyle bunu bile bile görüşmek.
o kadar da yozlaşmadım henüz.
evet, hayatın gerçeği bu böyle bık bık bık, farketmez.
sen bırakırsan başkasıyla yapacak bık bık bık, farketmez.
ohoo bulmuşsun, iyiymiş işte, mal mısın bık bık bık, umursamam.
o kadar da değil lan, o kadar da değil be.
o kadar da iğrençleşmedik daha.
25 Mayıs 2009 Pazartesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
